kucağımda çivi gibi küskünlüklerayaklarım mabedimin eşiğinde.bir basamak kala belki kutsanmamasoluğumun yarısında küfürlerimbir diğer yarısında ürkek tinçeperinde saydam bir ağla bantlıiçten yanmalı bir ruh tutulmasınınışık hızıyla...
tam ortasındaki bir yerinden kaburgalarımın, koca bir sis bulutu hücum ediyor soluk boruma. sırtıma vuran sızı hatırlatıyor canımın yandığını. süzülüyor bütün duyularım midemin ta dibine....
.varoluşunun hissettirdiği yokluğun nevrotik sanrısıyla bir duble atıyorum. zihnimin kafası bi'dünya. dü-bara bazen hissizliğin adı; ahşap masada tıkırdayan zarların siyah benekleridir. siyah-beyaz bir hesaplaşmanın alt-beyinsel...
ruhlar geçerken kadınlığındanbilinmeyen bir coğrafya dilebelki terkedilmişgöğsünü inletmesi içinköhne bir kuytusığınmak için kendinehenüz ağlanmamış bir gecezift kokulu bir yol;keşfedilmemişeskimeyen gölgeleriyleyaşanmamış bir yalnızlık bulher kalabalığında bedenininsırrına...
...bir kılıf gerekli bize, kılığını değiştircek bir kılıf öyle ki kapkaranlık olsundüşlediğine dokun-abilhepsi bir gibi gelse de... gelmeyecek. hepsi bir değil.hayıflandıkça artacakburuşmuş kamburundayüklü bir çuvalsırtlasan...
Çoğu kişiye mutlak mutluluğu yakalamanın açılımını sorduğunuzda muhtemelen benzer yanıtları alırsınız. Genellikle bu aşk - bağlılık - evlilik üçlemesi formunda çok genel-geçer bir istatistik...
Uykulu sevişmeler yaşıyorsunuz bazı geceler. Ve uyku kokulu çarşaflarınızın bir köşesinde sigara yanığı. Tek bir yastığa sığdırılmış muntazam yüzler. Aslında kafası güzel sevişmelerinizin. Çarşafın hepsini...
bugün ve hatta bugünlerde, hiç olmadığım kadar... yok yok, belki de çoğu zaman olduğu kadar, veya herzamanki kadar, ya da şimdiki gibi yoğun olduğu zamanlar...
ayın sedefi beyazlığının yansıması düşüyor geceye gömülmüş siyah suların kıvrımlarına. dalga boyu insanlığımız kıyıya vuruyor.git...git...git...bırak ve git bu kaypak hayatın ölümlülüğünü. özgürlük suları yalasın ayak...
oyunlar mı oynanır hep böyle sığ köşelerde. biz oyunun hangi perdesinde susmuşuz ki suflör repliğimizi mi yanlış okuyor. ne yani biz mi yanlış yönlendiriliyoruz birileri...
“Cinayetten hemen sonra...” Tüm çığlıkların ve dehşetin ardından alışılmamış koyu bir sessizlik dolduruyordu odayı. Kadın ise başını ellerinin arasına almış, bu katliamdan birkaç adım ötede...
Daha el kadar bebeyken bile bizlere özene bezene anlatılan o olağanüstü yeri bilirsiniz. Rivayet edilir ki; bünyesinde envai çeşit meyve sebze ağaçları, bağları, bahçeleri, birbirinden...
22.Ocak.2003, Sa:03.20 Ben savaşı yaşadım... Kainatın en güçlü, kuvvetli ordusuyla, gök yarılana, dünya yerle bir olana, kan gövdeyi götürene dek, gerçek bir zamanda, gerçek bir...
İçinde bulunduğum andan itibaren, tam olarak ne yapmam gerektiğini ve ne yapabileceğimi kestirmeye çalışmaktan vazgeçiyorum. Sanki deneyeceğim her kaçış, faydasız ve sonuçsuz olmakla kalmayıp beni...
Ikaranlık, duvarlardan sızarkenhecelere böldüm yalnızlığıbekleyişlerde kayboldu anlarım.zaman bile terketti saatleri.gece, katliamını izlerkenben duvarlarıma bakardımsinsice sızardı kanlarımduvarımdaki çatlaklardan.sert bir müzik duyardımöteden, duvarların ötesinden,"öl-mek için güzel bir...
hayali gözümdeykensilüeti yarımcauzanıyor düşlerisayfaların arasındabir yerlerdebelki zoraki hissimdeuzaklaşıyor kelimeleridüşüyor usulcakoparak zihnimdenoysa nasıl da vardıoradaydı tam da gözleri öyle parlaktıher erkeğim gibielleri belimin kıvrımındasözcükleri uzuyor şimdiilgimin...
belki o anın zamansızlığında tutulur gözlerin kadim bir öykünün başrol oyuncusuna. sahnede ölüm oynanır kadife perdelerin gölgesinde, gıcırdar ahşaplar yoktan adımlarla. ölür saatler ölüm saatlerinde,...
Hayal-etyüzün vardı gerçekuykularıma eş yüzünzihnimin mürekkebisuretin satırlarımdasözün başladığışimdi notaları kayıpsonsuz bir sayfa gibiimgelemimde silüetinrüya kadar uzak...bir o kadar yakın...Sokağın Şarkısıyağmur iniyor şehreturuncu kaldırımındaıslak gölgesi gölgelerinkaranlığı...
acı düştü gözümdendamıtılmış bir ruhunen son kalan özündenferi söndü sözümünakınca saydamlığıdilim dönmedi sesetutulurken yanaklarımsulu sepken bir nemeelimde yalnızlığımsıktıkça yumruğumudüğüm oldum vücutsuzki nefesim tutuklubüyüdükçe adımlarımküçüldü tabanlarımdasakız...